<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>17Canakkale.Net &#187; İlçelerimiz</title>
	<atom:link href="http://www.17canakkale.net/category/ilcelerimiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.17canakkale.net</link>
	<description>Çanakkale Hakkında Herşey</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Jul 2010 00:34:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Ayvacık</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/ayvacik.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/ayvacik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 21:29:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[asos]]></category>
		<category><![CDATA[athena tapınağı]]></category>
		<category><![CDATA[ayvacık]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[halısı]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[Ayvacık ilçesi Asya&#8217;nın en batısında, volkanik bir arazi üzerinde bulunur. Türklerin bölgeyi ne zaman yurt tuttuklarına dair kesin tarihsel bir bilgi yoktur. Beylikler dönemi bölgeye ilişkin bilgilerde ise sadece Kızılca Tuzla, Günümüzdeki adıyla Tuzla&#8217;dan söz edilmektedir. Ayvacık ilçe merkezinin XVI. yüzyıl içinde yerleşime açıldığı sanılmaktadır. Ayvacık Marmara bölgesinde Çanakkale iline bağlı bir ilçedir. Ayvacık E24 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-166" title="Ayvacık" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/ayvacik.jpg" alt="" width="389" height="291" />Ayvacık ilçesi Asya&#8217;nın en batısında, volkanik bir arazi üzerinde bulunur. Türklerin bölgeyi ne zaman yurt tuttuklarına dair kesin tarihsel bir bilgi yoktur. Beylikler dönemi bölgeye ilişkin bilgilerde ise sadece Kızılca Tuzla, Günümüzdeki adıyla Tuzla&#8217;dan söz edilmektedir. Ayvacık ilçe merkezinin XVI. yüzyıl içinde yerleşime açıldığı sanılmaktadır.</p>
<p>Ayvacık Marmara bölgesinde Çanakkale iline bağlı bir ilçedir. Ayvacık E24 karayolu üzerindedir ve Balıkesir&#8217;in ilçesi Edremit ile komşudur. Anadolu&#8217;nun en batısında olan Ayvacık Çanakkale&#8217; nin güney batısındadır.Ayvacık &#8216;ın kuzeyinde Çanakkale &#8216;nin diğer ilçelerinden Ezine ve Bayramiç doğusunda ise il sınırını belirleyen Mıhlı Çayı bulunur.<span id="more-165"></span></p>
<p>Ege Denizi ilçenin güney ve batı yönünü çevreler. Çanakkale&#8217;ye 73 km uzaklıkta bulunan Ayvacık Çataltaş tepesinin eteğinde yer alır.</p>
<p>İlçenin yüzölçümü 874 kilometrekaredir. 2007 genel nüfus sayımına göre, merkez ilçe nüfusu 7600, Küçükkuyu beldesi 6115, Gülpınar beldesi 1238 ve 64 köyü ile birlikte toplam nüfusu 30361 dir.</p>
<p>Günümüz Ayvacık ilçesinde bir çok antik yerleşim yeri bulunmaktadır. İlçenin antikitede önemli bir coğrafyaya sahip olduğunu bu antik yerleşim yerlerinden çıkarsanmaktadır.</p>
<p>Ayvacık&#8217;ın ekonomisi yakın dönemlere kadar hayvancılık ve tarım gelirlerine bağlıydı. Bu güzel , bakir yurt parçası da tüm yurdumuzda başlayan turizm seferberliğinden nasibini almıştır.</p>
<p>Ayvacık ilçesinin muhtelif köy ve beldelerinde başlayan turizm hareketleri, bu yerleri öne çıkarmıştır. Öte yanda bazı turizm noktaları, kendi isimleri ile birlikte antik kent isimlerini de slogan olarak öne çıkarmıştır.İlçenin turizm açısından büyük öneme sahip olan ören yerleri:Zeus Altarı,Başdeğirmen Şelalesi,Athena Tapınağı,Tiyatro,Asos,Eski Şehir Duvarları,Hüdavendigar Camii-Köprüsü,Sivrice-Sokak Ağzı,Gülpınar,Apollo Tapınağı,Babakale,Tuzla ve Nusrat&#8217;lıdır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-167  aligncenter" title="Athena Tapınağı" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/athenatapinagi.jpg" alt="" width="470" height="200" /></p>
<p>İlçenin önemli gelir kaynaklarından biri halı dokumacılığıdır. İlçenin özellikle Yörük köylerinde halı ve kilim sanatı, en çarpıcı ve göz alıcı örnekleriyle, varlığını sürdürmektedir. Orta Asya&#8217;nın derinliklerinden, Asya&#8217;nın en batı ucuna kadar süren Yörüklerin göçleri ve konakladıkları her coğrafya, iklim ile hayatın iyi ya da kötü yönleri, Yörük kadınlarının marifetli parmakları sayesinde, düğüm düğüm halı ve kilim desenlerinde yaşamaya devam etmektedir.Yörük halıları, hikayelerine göre desen, desenlerine göre de isim alırlar.Turnalı,oklu,kabak çiçeği,elek,altın tabak,hayat ağacı, Türkmen gülü,yeşil budak,baratlı,eski Yörük,eli belinde bu desenlerden en çok bilinenleridir.Ayvacık halı ve kilimleri, desenlerinin orijinalliği sayesinde; dünya halıcılık literatüründe haklı bir üne sahiptir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-168  aligncenter" title="Ayvacık Halısı" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/ayvacikhalisi.jpg" alt="" width="500" height="150" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/ayvacik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayramiç</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/bayramic.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/bayramic.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 21:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ayazma]]></category>
		<category><![CDATA[bayramiç]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[hadımoğlu konağı]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[mesire]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Biga yarımadasının Orta Bölümünü oluşturan Bayramiç 38-40 kuzey enlemleri ile 26-28 doğu boylamları arasında yer alan denizden 100-76 m. yükseklikteki yarı dağlık bir alan üzerine kurulu 1275 km2 lik bir yüzölçümü kaplamaktadır. Doğuda Çan ve Yenice, Batıda Ezine, Güneyde Ayvacık ilçeleri ve Balıkesir ili, Kuzeyde Çanakkale merkez ilçesi ile çevrili Bayramiç batıdan doğuya doğru yükselen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biga yarımadasının Orta Bölümünü oluşturan Bayramiç 38-40 kuzey enlemleri ile 26-28 doğu boylamları arasında yer alan denizden 100-76 m. yükseklikteki yarı dağlık bir alan üzerine kurulu 1275 km2 lik bir yüzölçümü kaplamaktadır. Doğuda Çan ve Yenice, Batıda Ezine, Güneyde Ayvacık ilçeleri ve Balıkesir ili, Kuzeyde Çanakkale merkez ilçesi ile çevrili Bayramiç batıdan doğuya doğru yükselen ve yer yer 1500 metrenin üstüne çıkan dağlık bir alan üzerine kurulmuştur. Bayramiç&#8217;i güney doğu ve kuzeyde bir yay biçiminde kuşatan dağlık alanın ortasında Eski menderes çayı (Antik Skamandros) ve vadisi yer alır. İlçe merkezi doğu-batı yönde genişleyen menderes vadisinin tabanında ve çayın 500 metre kadar güneyindeki küçük tepe eteğine kurulmuştur.<span id="more-159"></span></p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-160" title="Bayramiç" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/bayramic.jpg" alt="" width="420" height="315" />Karesi oğulları döneminde Saru Saltık ve Ece Halil yönetimindeki Türkmen boyları özellikle Kazdağının kuzey eteklerine Dağobası ile Evciler Çevresine yerleştirilmiştir. 1303 yılları arasında Türkmen prensliği diye anılan Bayramiç ve çevresi 1308 den sonra tümüyle Karesi oğulları beyliğinin egemenliğine girmiştir. 1357 yıllarında bölge Osmanlıların yürüttüğü başarılı politikalar sonrasında bütün yöreyi egemenlikleri altına almayı başarmışlardır.</p>
<p>Ahi hızır beyin Bayramiç&#8217;e yerleşmesinden sonra yöreye ilkin hayvancılıkla uğraşan göçebe Türk boyları gelmeye başlar. Öncelikle Menderes Nehri kıyısındaki Dutalanı köyü kurulur ve gelişir. Köydeki camiye çevrilen kilisenin yerine bugünkü Tepe Camii inşa edilir. Yöre halkının birlik ve beraberliğini sağlamak için dini bayramlarda kasabada toplanmaları istenir. Müslüman Türk boylarının dini görevlerini yerine getirmek üzere burada toplanmaları nedeniyle “Bayram için” düzenlenen bu toplantılardan kasaba “Bayramiç” adını alır.</p>
<p>1356 yılında Karesi beyliği komutanlarından Ahi Hızır Bey önderliğinde Türkleşmeye başlayan Bayramiç ve çevresi 1691&#8242;lerde Hadımoğlu Sancaktarlığı idaresine girmiştir. 1882 yılında Belediye teşkilatı kurulan Bayramiç 1902 yılında Çanakkale ili&#8217;ne bağlı ilçe merkezi haline gelmiştir. 1949 yılında sınır belirleme çalışmaları tamamlanarak haritası çıkartılan ilçenin imar planı hazırlanmıştır. Başlangıçta sadece Tepe camii ile Karşıyaka camii arasında yoğunlaşan yapılanma daha sonra ilçenin her yönünde meydana getirilen mahallelerle hızlanmıştır.</p>
<p>Bayramiç ve çevresindeki ilk yerleşimler oldukça erken döneme gitmesine karşın, bugüne kadar gelebilen gezilip görülebilecek kalıntılar oldukça azdır. İlçe sınırları içerisinde yer alan Kebrene ve Skepsis&#8217;teki az da olsa yüzeyden izlenebilen kalıntılar tarih olarak İ.Ö. 3. bin yıla kadar gitmektedir. Bayramiç&#8217;in daha çok Osmanlılar dönemine ait kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Bu çağa ait Hadımoğlu konağı, Hacı Bali Camii, Mustafa Aslan Türbesi, Karşıyaka Camii, Karşıyaka köprüsü (Taş köprü), Dede çeşmesi ile Çarşı Camii bütün tahribata rağmen günümüzde kullanılan Osmanlı eserleridir. İlçe merkezine yaklaşık 20 km. uzaklıktaki Külcüler ılıcası tarihi oldukça erkene gitmekle birlikte bunu belirleyecek maddi kalıntılar bulunamamıştır. Türkiye ılıcalar ve kaplıcalar rehberine de giren Külcüler ılıcasının kükürtlü suyu çeşitli hastalıklara iyi gelmektedir. Buradaki çamurun da cilt hastalıkları, romatizma, siyatik ve kireçlenmeye iyi geldiği, iltihaplı yaraları iyileştirdiği bilinmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-161  aligncenter" title="Hadımoğlu Konağı" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/hadimoglukonagi.jpg" alt="" width="500" height="200" /></p>
<p><strong>Kazdağı&#8217;ndaki Saklı Cennet &#8220;Ayazma&#8221;</strong></p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-162" title="Ayazma" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/ayazma.jpg" alt="" width="265" height="375" />Bayramiç ilçesi Evciler Köyü’nden sonra 5 km mesafede bulunan Ayazma, Kazdağı’na özgü uzun ağaçları, buz gibi suları ve piknik yerleri ile bölgenin en güzel mesire yerlerinden biridir. İda zirvesine giden yol üzerinde bulunan Ayazma mutlaka gidilmeli, görülmeli. Bu yol üzerinde sağlı sollu uzanan bağlar ve meyve bahçeleri var. Su değirmeni ise görsel bir manzara sunuyor. Ayazma’ya geldiğinizde, yahşi doğanın içinde Kazdağı’nın mitolojik tarihini hatırlayınca tanrıların neden burada bu kadar mutlu olduğunu anlıyor insan. Afrodit’in güzelliğini kalıcı kılmak için havasından suyuna Kazdağı’na çok şey borçlu olduğu da muhakkak.Türkiye’nin en büyük göletlerinden bir tanesi işte burada bulunuyor. Yazın bile gölete yüzmek için dalsanız üşürsünüz. Kanyondan gelen şelalenin buz gibi esintisi irkiltir sizi. O yüzden sırtınıza hırka almadan Ayazma’nın yollarına düşmeyin.</p>
<p>Ayazma sadece doğal güzellikler değil, alabalıkların damağınızda kalacak lezzetini de sunuyor. Bu gürül gürül akan sularda alabalıklar nasıl tatlı olmasın. Ayazma’da EVCİLER KALKINMA KOOPERATİFİ’nin alabalık çiftliği görülmeye değer. Tesis, Evciler köyünü geçince Ayazma’ya gelmeden yoldan 1 km yukarıda. İstediğiniz boy alabalığı havuzundan seçip 10 dakika içinde masanıza servis yapıyorlar.</p>
<p>Ayazma Mesire yerinde her yıl Ağustos ayında Truva Festivali içinde bir gün ( Ağustos ayının ikinci haftası Pazar günü ) şenlikler düzenlenip,güzellik yarışması yapılır. Ünlü tarihçi Homeros’un “İliada” isimli kitabında Ayazma için dünyanın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer olarak bahsedilmektedir.</p>
<p>Suların bolluğunu görünce Bayramiç yöresinde tarımın ön planda olmasına şaşmamak lazım. Türkiye’nin en iyi kirazlarının yetiştirildiği bu bölgede meyvelerin nefaseti Kazdağı’nın bereketli sularından geliyor.Bunun yanında o lezzetli elmalarını da unutmamak gerekir tabiki.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/bayramic.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biga</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/biga.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/biga.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 20:52:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[biga]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[pegai]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Biga, yurdumuzun Marmara Bölgesi&#8217;nin Güneybatı bölümünde yer alan Çanakkale İline bağlı bir ilçedir. İlin Kuzeydoğu yönündeki ilçe toprakları, Çanakkale Boğazı&#8217;nın başlangıç yeri olan, Marmara Denizi&#8217;ne kıyıdır. Genel yüzölçümü 1331 km2 olup, en batısı olan Bakacak Bucağı&#8217;na bağlı Ahmetler Köyü&#8217;nün batısında kalan Kocaçay (Eşelek-Kıratlı) Çayı ile Araeneci Deresi&#8217;nin birleştiği yerden 26 derece, 53 dakika, 21 saniyelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biga, yurdumuzun Marmara Bölgesi&#8217;nin Güneybatı bölümünde yer alan Çanakkale İline bağlı bir ilçedir. İlin Kuzeydoğu yönündeki ilçe toprakları, Çanakkale Boğazı&#8217;nın başlangıç yeri olan, Marmara Denizi&#8217;ne kıyıdır. Genel yüzölçümü 1331 km2 olup, en batısı olan Bakacak Bucağı&#8217;na bağlı Ahmetler Köyü&#8217;nün batısında kalan Kocaçay (Eşelek-Kıratlı) Çayı ile Araeneci Deresi&#8217;nin birleştiği yerden 26 derece, 53 dakika, 21 saniyelik doğu boylamı ile 40 derece, 03 dakika, 57 saniyelik kuzey enlemi; en doğusu olan Sinekçi Bucağı&#8217;na bağlı Kepekli Köyü&#8217;nün doğusundaki Taşlıyalak Sırtı&#8217;nın, Marmara Denizi&#8217;ne ulaştığı Gümrük adı verilen Gönen İlçesi Denizkent yerleşim biriminin hemen yanında 27 dece, 31 dakika, 22 saniyelik doğu boylamı ile 40 derece, 09 dakika, 07 saniyelik kuzey enlemi geçmektedir. Bu en doğu ile en batı noktalar arasındaki uzaklık, kuş uçuşu 69 km&#8217;nin biraz üzerindedir.<span id="more-155"></span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-156    aligncenter" title="Biga" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/biga.jpg" alt="" width="500" height="336" /></p>
<p>Bugün &#8220;BİGA&#8221; adı ile bilinen ilçe merkezi, eskiden de büyük bir yerleşim merkezi idi. Truva bölgesinde bulunan ilçe Yunanlılar tarafından &#8220;Pınar&#8221; anlamına gelen &#8220;PEGAİ&#8221; olarak adlandırılmıştır. Şehrimiz Çanakkale Orta ve Doğu Anadolu yolu üzerinde önemli bir uğrak yeri olduğu için M.Ö. 480 yılında Yunanlılara karşı harbe giden İran Kralı I. Serahas 334 yılında Anadolu’ya geçen Büyük iskender, 191 yılında aynı bölgeye gelen Roma orduları hep PEGAİ civarından geçmişlerdir. Yunan ve Roma Kaynaklarında bu konuda kayıtlar bulunmaktadır.</p>
<p>Çanakkale ilinin en büyük ilçelerinden biri olan Biga, kendi adı ile adlandırılan Biga Yarımadası üzerinde kurulmuştur. İlçenin doğusunda Balıkesir&#8217;in Gönen İlçesi, batısında Çanakkale İli Lapseki İlçesi, güneyinde Çanakkale İli Çan ve Yenice ilçeleri, kuzeyinde ise Marmara Denizi bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/biga.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bozcaada</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/bozcaada.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/bozcaada.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 20:37:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[bozcaada]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Antik çağda Leukophrys,Yunan Mitolojisinde ise Tenedos adıyla bilinen Bozcaada’nın ilk sakinleri Akaların bir kolu olduğu ve M.Ö. 2000 yıllarında yerleştikleri tahmin edilen Pelasg’lar (Pelazziler)dır.Akalardan sonra Ada’ya sırasıyla Fenikeliler, Atinalılar ve Yunanlılar hakim olmuştur. Ada M.Ö.493’de Pers istilasına uğramış,M.Ö.334 yılında ise Pers istilasına son veren Büyük İskender devri başlamıştır.Bergama Krallığından sonra M.Ö.168 yılında Roma hakimiyetine girmiştir.Roma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Antik çağda Leukophrys,Yunan Mitolojisinde ise Tenedos adıyla bilinen Bozcaada’nın ilk sakinleri Akaların bir kolu olduğu ve M.Ö. 2000 yıllarında yerleştikleri tahmin edilen Pelasg’lar (Pelazziler)dır.Akalardan sonra Ada’ya sırasıyla Fenikeliler, Atinalılar ve Yunanlılar hakim olmuştur. Ada M.Ö.493’de Pers istilasına uğramış,M.Ö.334 yılında ise Pers istilasına son veren Büyük İskender devri başlamıştır.Bergama Krallığından sonra M.Ö.168 yılında Roma hakimiyetine girmiştir.Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında ikiye bölünmesiyle Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğuna dahil olmuştur.1203 yılından sonra Bozcaada üzerinde Bizans-Ceneviz-Venedikliler arasında egemenlik mücadelesi başlamıştır.<span id="more-150"></span></p>
<p>Bozcaada ilk defa 1455 yılında Fatih Sultan Mehmet devrinde Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. Osmanlı ile Venedik arasında Bozcaada için mücadeleler olmuş,Ada zaman zaman Venedik hakimiyetine girmiştir.Bozcaada Osmanlı döneminde bir kale dizdarı ve kadı tarafından yönetilmiş,19.yüzyılın sonlarında Merkezi Sakız ve Rodos olan Cezair-i Bahr-i Sefid Eyaletinin Midilli Sancağına bağlı bir Kaymakamlık olarak teşkilatlanmıştır.Bu dönemde Ada’da Belediye dairesi bulunmaktadır.</p>
<p>1912 yılında Balkan Savaşı sırasında Yunan donanmasınca işgal edilmiş olup, Lozan Antlaşması sonucunda 20 Eylül 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-151  aligncenter" title="Bozcaada Kalesi" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/bozcaadatanitim.jpg" alt="" width="500" height="200" /></p>
<p>İlçenin ekonomisi genel olarak bağcılık,şarapçılık,balıkçılık ve turizme dayanmaktadır. İlçede ekonomik hayatın tarihi gelişimi incelendiğinde bağcılık,şarapçılık ve balıkçılık başlangıçtan beri sürekliliğini korumuştur. Süngercilik ise daha önceleri bir geçim kaynağı iken günümüzde artık yapılmamaktadır. Son yıllarda turizm ilçe ekonomisinde sürükleyici bir rol oynamaya başlamıştır. Hizmetler sektörü gelişmiş durumdadır.</p>
<p>İlçede özel sektöre ait dört adet şarap fabrikası ve rüzgar enerji santrali bulunmaktadır. Şarap fabrikaları ilçede üretilen üzümlerin değerlendirilmesi ve istihdam sağlaması açısından büyük önem arz etmektedir. Şarap fabrikalarının 5300 ton şarap üretim kapasiteleri vardır ve 60 kişi istihdam edilmektedir.İlçemizde ayrıca birer adet şarap ve reçel imalathanesi bulunmaktadır.</p>
<p>Haftanın Çarşamba günleri İlçede pazar kurulmakta olup ancak kış aylarında çok canlı değildir. İlçede sadece Ziraat Bankası Şubesi bulunmaktadır.</p>
<p>Turizm İlçede1990’lı yıllardan itibaren gelişmeye ve en önemli ekonomik faaliyet olmaya başlayan bir sektördür. Bozcaada’nın kendine özgü tarihi ve mimari dokusu, doğal yapısı, kalesi, farklı kültürleri bir arada barındırması, ada olma özelliği, temiz havası ve denizi ülkemizde turizmin gelişmesiyle birlikte yerli ve yabancı turistler tarafından keşfedilmiş ve turizm olgusu başlamıştır. Turizmin gelişmesinde en önemli etken 1996 yılında Ada’ya arabalı vapur seferlerinin başlamasıdır. Sezonun 2-3 ay gibi kısa olmasına rağmen halkın en önemli gelir kaynağı turizmdir. İlçede bulunan 22 otel ile 44 pansiyonun 1602 yatak kapasitesi vardır. Ev pansiyonları ile birlikte toplam yatak kapasitesi yaklaşık olarak 2500’dir. Son yıllarda ilçeye gelen yabancı turist sayısında belirgin bir artış gözlenmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-152  aligncenter" title="Ada Sokakları" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/adasokaklari.jpg" alt="" width="500" height="350" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/bozcaada.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çan</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/can.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/can.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 20:25:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[çan]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Çan ilçesinin kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur.Tarihi kaynaklarda eski çağlarda adının Gergithes olduğu görülür. İlçe sınırları içinde bazı antik kalıntılar bulunması eski dönemlerden beri yerleşim yeri oldu¤unu gösterir.Etili yakınlarındaki antik kallikolone kentinin, üç tanrıça arasında güzellik yarışması yapılan yer olduğu söylenmektedir. Homeros’ta Ares’in Troyalıları bu tepeden saldırttığı yazar. Antik çağ tarihçilerinden Strabon ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-147" title="Çan" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/cangenel.jpg" alt="" width="397" height="297" />Çan ilçesinin kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur.Tarihi kaynaklarda eski çağlarda adının Gergithes olduğu görülür. İlçe sınırları içinde bazı antik kalıntılar bulunması eski dönemlerden beri yerleşim yeri oldu¤unu gösterir.Etili yakınlarındaki antik kallikolone kentinin, üç tanrıça arasında güzellik yarışması yapılan yer olduğu söylenmektedir. Homeros’ta Ares’in Troyalıları bu tepeden saldırttığı yazar. Antik çağ tarihçilerinden Strabon ve Heredot “Gergisler” in yerini belirtirken Çan yöresini göstermiştir.Scliemann’ın Trova’da bulduğu bir yazıtta tüm Gergislerin M.S.188 yılında Roma imparatorluğunun eline geçtiğini yazar. Çan 1897 yılında Bucak olarak Biga’ya bağlanmış ve 1 Ağustos 1945 yılında ilçe merkezi olmuş.) Kurtuluş savaşında 1921’ de Yunan işgaline ve ağır bir yıkıma uğrayan Çan, işgalden 23 Eylül 1922’de kurtuldu. 1 Ağustos 1945’ de çıkarılan bir yasa ile Biga ilçesinden ayrılmış, önceleri Bayramiç ilçesine bağlı olan Etili bucağı ile bugünkü Çan ilçesi oluşturulmuş ve daha sonra Çanakkale iline bağlanmıştır.<span id="more-146"></span></p>
<p>Çan İlçesi maden bakımından çok zengindir. Çan İlçe Merkezi, Çomaklı, Yeniçeri, Helvacı, Etili, Yaya, Büyükpaşa köyleri çevresinde linyit kömürü çıkarılmaktadır. Çan Linyitlerini devlet, diğerlerini özel sektör işletmektedir. Linyitlerin en kalitelisi İlçe merkezine yakın olan linyittir. İlçe merkezine yakın olan linyittir. Linyit ocakları açık işletme olarak çalışmaktadır.</p>
<p>İlçe sınırları içinde kaolen, kuvars, kil feldispat&#8230;gibi madenlerde bulunmaktadır. Bunların büyük bölümü Çanakkale Seramik Fabrikaları&#8217;nca(Türkiye&#8217;de ilk kurulan seramik fabrikası) çalıştırılmakta ve işlenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/can.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eceabat</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/eceabat.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/eceabat.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 20:18:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[eceabat]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=142</guid>
		<description><![CDATA[Eceabat, Gelibolu Yarımadası’nın güneyinde doğusu Çanakkale Boğazı, batı ve güneyi Ege Denizi ile çevrili deniz seviyesinden 2 metre yükseklikte kurulmuş bulunan, Çanakkale iline bağlı bir ilçedir. 12 köyü bulunmakta olan ilçenin nüfusu 2007 yılı sayımına göre 9,900’dir. Ülkemiz ve tarihi bilincimizde çok önemli yeri olan Çanakkale Deniz ve Kara Savaşlarının tamamı, İlçemiz sınırları içerisinde cereyan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-143" title="Eceabat" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/eceabatgenel.jpg" alt="" width="310" height="252" />Eceabat, Gelibolu Yarımadası’nın güneyinde doğusu Çanakkale Boğazı, batı ve güneyi Ege Denizi ile çevrili deniz seviyesinden 2 metre yükseklikte kurulmuş bulunan, Çanakkale iline bağlı bir ilçedir. 12 köyü bulunmakta olan ilçenin nüfusu 2007 yılı sayımına göre 9,900’dir. Ülkemiz ve tarihi bilincimizde çok önemli yeri olan Çanakkale Deniz ve Kara Savaşlarının tamamı, İlçemiz sınırları içerisinde cereyan etmiş olup, yılda yaklaşık 2.000.000’u aşkın yerli ve yabancı ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir.<span id="more-142"></span></p>
<p>Eceabat İlçesine ismini veren Ece Bey 1356 Yılında Rumeli’ye geçerek Eceabat Bölgesinin fethini gerçekleştirmiştir. Cumhuriyet dönemine kadar adı Maydos iken, bu tarihten sonra Eceabat olarak değiştirilmiştir.</p>
<p>İlçenin Çanakkale Boğazına olan kıyıları yer yer dere ağızlarındaki delta ovaları ile zaman zaman kesintiye uğrayan dik ve oldukça düz bir çizgi şeklinde Kilye Koyuna kadar uzanır gider. İlk önce Gelibolu Koyunun kuzeyinden ve Karaman Deresi ağzındaki Galata Burnu ve bunun kuzeyinde Cumalı Deresi&#8217;ndeki suları sakin ve demir atmağa elverişli İnce Limanında ve deltanın ucundaki deniz fenerinin yanı başında, hafifçe içeriye sokulur. Bundan sonra ise sahil 250-300 metreye kadar yükselen Bakacak Tepesi ve Sarı Yar Tepeleri önünde az kıvrımlı bir hat şeklinde uzanıp, Ilgar yahut Çamlı Dere ağzındaki ovada düzleşir ve buradan Akbaş Limanına varır.</p>
<p>Gelibolu Yarımadasının batı tarafında Anafartalar ve Suvla Körfezine giden yolun takip ettiği Yalova Deresi ağzında bulunan ve gemilerin demirlemesine çok elverişli olan koy, 1915 Savaşında Boğazı müdafaa eden kuvvetlerin ikmal işlerinde de önemli rol oynamıştır. Sestos (Akbaş) daima hemen tam karşıdaki Abidos (Akbaş) kenti ile beraber yazılır. Burada Bigalı ve Kilye Dereleri&#8217;nin ağızları arasında bir çıkıntı teşkil eden dik yarlar ile denize inen Kilye Tepesi (144 metre) göze çarpar ki: bu tepe güney batı istikametinde, Gelibolu Yarımadasının içlerine doğru ilerleyen ve daha geride Maltepe 67 m.&#8217;yi ihtiva eden bir sırtın nihayetini meydana getirir.</p>
<p>Burada Kilye Koyu, boğaz kıyılarının bilhassa askeri bakımdan, ehemmiyetli bir köşesini teşkil eder. Bir tarafta Kilye Tepesi, diğer tarafta Eceabat Koyunu ayıran Kakma Tepe arasında, boğaz kıyılarının kara içine sokulmuş bulunduğu derin ve muhafazalı bir limandır. Kilye Koyu ile darlaşan ve yüksekliği 20 metreye kadar düşen ova arazi (Çan Ovası) güneye doğru tekrar yükselmeye başlayarak Alçıtepede en yüksek noktasını bulur. Kilyenin antik adı Koila veya Koela şeklinde geçer ve Madytos ve Sestos&#8217;dan ayrı iskele kasabası şeklinde bir iskan merkezidir. İkinci İznik Ruhani toplantısına ait vesikalarda bir Madytos veya Koela Piskoposundan bahsedilir. Bu durum ortaçağda buraların meskun olduğunu gösteren bir belge sayılabilir.</p>
<p>Boğazı eski bir mecrası olan Kilye Ovasının kuzey batı istikametinden yükselen, Kocaçimen Tepesi (305), Conkbayırı (261) ve Kanlısırt (125) ve gene İngilizlerin verdikleri ad ile Lone-Pine (Tek çam) bunun üzerinde sıralanmakta ve bu sırt, Arburnu civarında, sel yatakları ile delik deşik olmuş bir yamaç halinde, Ege Denizi sahiline varır. Bunların yanında denize doğru ilerleyen Kakmadağ Kilye Ovasını bundan küçük olan Maydos (Eceabat) Ovasından ayırır. Kilye Ovası ve Maydos&#8217;tan sonra boğazın Rumeli kıyısı Kilitbahir&#8217;e kadar hemen hemen düz denecek bir surette Kuzey batıya doğru uzanır gider. Çamburnu Kalesi ve Değirmen Burnu gibi harap istihkamlardan sonra Kilitbahir Kalesine ve tepenin yamaçlarına doğru tırmanan Kilitbahir Köyüne varılır. Sahilde Namazgah &#8211; Hamidiye &#8211; Mecidiye ve Yıldız gibi Tabyalar bulunmaktadır. Sahilinin bir dirsek ile kuzey batıya dönmesi neticesinde; boğazın gittikçe genişleyen aşağı kısmı başlamış olur. Burası umumiyetle yüksek yarların düz güz çizgisini meydana getirmiştir. Küçük koylar bulunmaktadır. Bu koyların ilki Havuzlar mesire yeridir. Bundan sonra Soğanlı ve Kanlıdere ve onun güneyinde Karanfil Burnu gelir. Daha sonra ise üç tarafı denize hakim ve 220 metre yüksekliğindeki bir tepe; bu tepe 1915 Seddülbahir ve güney gurubu kara savaşlarında General Hamilton&#8217;un esas hedefini teşkil eden fakat bir türlü ele geçirilmeyen Alçıtepe&#8217;dir. Bundan sonra Kereviz Dere ağzına varılır. Daha sonra ise Hisar burnu ile Seddülbahir arasında alçak yarların kuşattığı hilal şeklinde Morto Limanı yer alır. Yarımadanın en uç noktası 1657-1659 yılları arası karşıdaki Kumkale ( Kale-i Hakaniye) ile birlikte inşa edilmiş Seddülbahir kalelerin gerisine kurulan ve kale ile aynı ismi taşıyan Seddülbahir Köyü bulunmaktadır. Gelibolu Yarımadası&#8217;nın boğaz sahili burada son bulur.</p>
<p>Yarımadanın Ege Denizi kıyısı ise kuzeye doğru hafif bir yay şeklinde ilerler. Bu sahil düz bir hat şeklinde olmasına karşın, genelde kıyıya paralel yükseltilerin arasında Kum koyu ve Kabatepe Koyu doğal plajlar ve düzlükler bulunmaktadır. Kabatepe Koyundan kıvrılarak daha geniş bir yayı andıran ve kuzey batı istikametine yönelen Çanakkale Kara Savaşlarında Avustralya ve Yeni Zelandalı birliklerin çıkarma yaptıkları ve bu nedenle ANZAC Koyu ismi verilen dik kıyıların arasından Anafartalar Ovasına doğru genişleyen sahilleri bulunan ve Küçükkemikli Burnu&#8217;na uzanan Anzac Koyu bulunur. Küçükkemikli Burnundan Kuzeydoğuya yönelen sahil Suvla Koyu olarak adlandırılır. Koyun doğusunda bulunan Tuz Gölünün koy ile bağlantısı mevcuttur. Tuz Gölünden itibaren yeniden kuzey batıya yönelen Suvla Koyu Büyükkemikli burnundan itibaren yeniden kuzey doğuya yönelir ve aynı istikametle Ece Koyuna uzanır. Ece Koyundan sonra Saros Körefezine doğru aynı yönde uzar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/eceabat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ezine</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/ezine.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/ezine.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 20:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[ezine]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[peyniri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Ezine, tarihi dokusuyla Ege denizine olan bağlantısı ve şifalı yer altı suları ile pek çok doğal ve görsel zenginliği bünyesinde barındıran nadir ilçelerimizden birisidir. Çanakkale iline bağlı olan Ezine ilçesi doğuda mitolojik efsanelere konu olan İda dağı bugünkü adıyla Kazdağı, batıda Ege denizi, güneyde Ayvacık ilçesi, kuzeyde Çanakkale ili ile çevrilidir. Ezine ve çevresi 2.mezozoik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-138" title="Ezine" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/ezine.jpg" alt="" width="400" height="270" />Ezine, tarihi dokusuyla Ege denizine olan bağlantısı ve şifalı yer altı suları ile pek çok doğal ve görsel zenginliği bünyesinde barındıran nadir ilçelerimizden birisidir. Çanakkale iline bağlı olan Ezine ilçesi doğuda mitolojik efsanelere konu olan İda dağı bugünkü adıyla Kazdağı, batıda Ege denizi, güneyde Ayvacık ilçesi, kuzeyde Çanakkale ili ile çevrilidir. Ezine ve çevresi 2.mezozoik çağda meydana gelmiştir. İlçe düzlük bir alan üzerinde kurulmuştur. Kazdağlarının kuzeyinden doğup, ilçenin ovasından geçip Çanakkale boğazına dökülen Menderes çayı ve ilçeyi ikiye ayıran Akçin çayı zengin bir topografya oluşturmaktadır.<span id="more-137"></span></p>
<p>Bugünkü Ezine’nin ilk kuruluşu Danişmend Oğulları dönemine rastlamaktadır. Yöreye gelen Türk Beyleri, Cuma Namazlarının toplu kılınmasını temin amacıyla halen İlçe Merkezinin güney kısmında bulunan Ulu Camii yaptırmışlardır. Buraya Farsça Cuma anlamına gelen AZİNE demişlerdir.Kentin oluşumu bununla başlamış ve Azine sözcüğü zamanla Ezine olmuştur.</p>
<p>İlçedeki bazı tarihi yapılar ve gezilip görülecek yerler ;</p>
<p>ABDURRAHMAN CAMİİ : Cami Orhangazi döneminde M.1310 yılında yapılmıştır.Kurucusu Abdurrahman Bey ‘dir.Camii halk arasında ise Ulu camii olarak söylenir.</p>
<p>SEFERŞAH CAMİİ : Yıldırım Beyazıt döneminde yaptırılmıştır.Camii ilçenin merkezinde küçük bir mescittir.Caminin avlusunda Seferşah Bey’in temsili kabri bulunmaktadır.</p>
<p>ZEYTİNLİ CAMİİ : İlçenin içindeki köprünün batısındadır.Hicri 1970 yılında inşa edilmiştir.Kurucusu Kethüd Mehmet Efendi ‘dir.</p>
<p>SEFERŞAH HAMAMI : Ezine içinde köprübaşında büyük bir çifte hamamdır.Geniş kubbeli soğukluk küçük bir ılıklık ve halbet bölümlerinden oluşmaktadır.8 köşeli göbek taşının çevresinde 3 eyvan ve 2 halbet vardır.</p>
<p>AHİ YUNUS TÜRBESİ : Türbedeki üç sandukadan birisi Ahi Yunus’a diğer ikisi onun kardeşlerine ait olduğu ifade edilmektedir. Türbe 1324 yılında Gazi Süleyman Paşa tarafından yaptırılmış olup, ahşap ve kiremit örtülü ve geniş pencereli bir yapıdır. Kasabanın fatihi gözüyle bakılır. Türbenin bugünkü hali yakın zaman mimarisidir.</p>
<p>EREN DEDE : Ezine ‘nin güneyinde yer alan adını verdiği tepenin üzerinde bulunmaktadır.Kimliği hakkında bilgi yoktur.Her yıl Nisan ayının 3. Pazarında yapılan ziyaretler geleneksel hale gelmiştir.</p>
<p>KEMALLI KÖYÜ CAMİİ : 14.yy ‘da 1.Murat döneminde yapılmıştır.Tek kubbeli ana mekan ve çapraz tonozlu revaktan oluşmaktadır.</p>
<p>KEMALLI HAMAMI : Bölgenin en eski Osmanlı hamamıdır.Kemallı köyünde inşa edilen hamam soğukluk,ılıklık ve iki halbet bölümlerinden oluşan küçük bir yapıdır.</p>
<p>ASLAN BEY TÜRBESİ : Kemallı köyünde caminin kuzeyindedir.1383 yılında Selçuklu dönemi üslubunda yapılmıştır.</p>
<p>NEANDREİA : Neandreia kalesi Ezine ,Mahmudiye ovalarını ve sahile tam manasıyla hakim bir yerde inşa edilmiştir.630000M2’ lik bir alanı kaplayan yerleşim yerinin surları ve kuleleri çok ilginçtir.Kulelerin bir kısmı M.Ö.5. YY da bir kısmı da M.Ö.4.YY da yapılmıştır.Döneminin en önemli kalelerindendir.Tapınağın güney doğusunda Apollon’un bir heykelinin bulunduğu yazılı kaynaklar ile bildirilmektedir.</p>
<p><img class="alignright size-medium wp-image-139" title="a_troas" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/a_troas-300x171.jpg" alt="" width="470" height="250" />ALEXSANDREİA TROAS : Alexsandreia Troas kenti M.Ö.310 yılında Antigonos tarafından kurulmuştur.Bir süre sonra Avrupa ve Asya kıtaları arasında kavşak noktası olan Hellespont ‘a yakın konumu nedeniyle Truva ‘nın eski konumunu almıştır.İyi korunmuş limanından dolayı deniz yollarının kontrolünü ele geçirmiştir.Bundan öte kent ekonomik tarım ve toprağın doğal zenginliği ile de güçlenmiştir.Kentin ikinci kez canlanışı Roma İmparatoru Augustos tarafından gerçekleştirilmiştir.Koloninin burada kurulmasının nedenlerinden biri de Sezar’ın Alexsandreia Troas’ın başkent olabileceğini düşünmesidir.Buna benzer bir fikir Büyük Konstantin’in de aklından geçmiştir.Ancak daha sonra Bizansın başkentinin Konstantinopel olmasına karar verilmiştir.Kentin 19.YY’a kadar Eski İstanbul adını taşıması bu düşüncenin olası bir mirasıdır.Alexsandreia Troas erken Hristiyanlık döneminde önemli bir rol oynamıştır.Havari Poulus kenti iki kez ziyaret etmiş ve Avrupa’ya Hristiyanlık dinini ilan etmeye karar vermiştir.Halen hamamı ,sarayı,limanı,çarşısından kalıntılar bulunmaktadır.Dünya turizmi açısından ve Hristiyanlığın başlangıç noktası olmasından dolayı büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>KAPLICALAR : Antigon zamanında kullanılmıştır.Rivayetlere göre İsa Peygamber’in havarilerinden Saint Paul buraya gelip bir ölüyü kaplıcaya sokmak suretiyle diriltmiştir.Kaplıcada sertlik derecesi 0 olan bir içme suyu vardır.Konaklama için otel,lokanta ve ayrıca kür için banyo ile havuzlar vardır.Yapılan analizlere göre 1 lt suda antyonlar olarak 2681 mg-klor,32 mg-sülfat,3 mg-nitrat,336 mg-hidro karbon ve kanyonlar olarak 2396 mg-sodyum,624 mg kalsiyum,22 mg magnezyum bulunmaktadır.Kaplıca suyunun sıcaklığı 54-75 derece arasında değişmektedir.Kaplıca kadın fenasül hastalıklarına ,cilt hastalıklarına ,romatizma ,siyatik gibi hastalılara iyi gelmekte bağırsak parazitleri için tedavi edici nitelik taşımaktadır.</p>
<p>TAVAKLI SAHİLLERİ : Oksijen dolu ormanları ,tertemiz denizi ve doğasıyla turizme kucak açan cennet bir köşedir tavaklı sahilleri.Yıllar boyunca medeniyetlerin beşiği olmuştur.Her türlü deniz sporlarının yapılabileceği bir mekan olan tavaklı sahillerinin aynı zamanda bünyesindeki ormanlarda da her türlü sporu yapmak mümkündür.</p>
<p>DALYAN KOYU : Ormanla denizin ,geçmişle geleceğin buluştuğu Dalyan koyu keşfedilmemiş bir doğa harikasıdır.Bereketli denizinden çıkan ürünleriyle ,radyoaktif sahiliyle geçmişten buyana bir liman şehri olması itibariyle önemli bir koydur.</p>
<p>Ayrıca kalitesi ve tadıyla ilçe&#8217;nin dünyaca tanınan Ezine Peynir&#8217;i için <a href="http://www.17canakkale.net/ezine_peyniri.html">tıklayınız</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/ezine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelibolu</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/gelibolu.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/gelibolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 19:56:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[gelibolu]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=131</guid>
		<description><![CDATA[Gelibolu, Asya ile Avrupa arasında antik dönemlerden bu yana daima köprü olmuş, ünlü bir kenttir. Kentin hangi yüzyılda ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Ancak tarihi, Truva Kenti kadar eskidir. Osmanlı’lar tarafından fethedildikten sonra GELİBOLU adini alan kentin bu adinin Gallipoli yada Gallipolis’ten türediğini biliyoruz. Gelibolu’nun fethi, Rumeli fethinin ve Türk’lerin Avrupa’da yayılmalarının kökenini oluşturur. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-132" title="Gelibolu" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/gelibolu_genel.jpg" alt="" width="310" height="252" /></p>
<p>Gelibolu, Asya ile Avrupa arasında antik dönemlerden bu yana daima köprü olmuş, ünlü bir kenttir. Kentin hangi yüzyılda ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Ancak tarihi, Truva Kenti kadar eskidir. Osmanlı’lar tarafından fethedildikten sonra GELİBOLU adini alan kentin bu adinin Gallipoli yada Gallipolis’ten türediğini biliyoruz.<span id="more-131"></span></p>
<p>Gelibolu’nun fethi, Rumeli fethinin ve Türk’lerin Avrupa’da yayılmalarının kökenini oluşturur. Bu Fetih 1354 yılında 2. Osmanlı Sultani Gazi Orhan Bey’ in büyük oğlu Şehzade Gazi Süleyman pasa tarafından fethedilmiştir. Gelibolu’nun fethi, Türk tarihinin en önemli olaylarından biridir. Türk ve dünya tarihine geniş etkileri olmuştur.</p>
<p>Gelibolu, Şehzade Gazi Süleyman Pasa tarafından 1354 yılında fethedildikten 12 yıl sonra tekrar el değiştirerek Bizanslıların eline geçmiştir. Ancak bir yıl sonra Süleyman Pasa ‘nin kardeşi Sultan Murat tarafından 1367 yılında ikinci kez fethedilerek tekrar Türklerin eline geçmiştir.</p>
<p>Gelibolu Osmanlı döneminde 17. Yüzyılda güzel ve o dönem şartlarına göre çok ileri bir kent olduğu görülmektedir. Osmanlı dönemine Gelibolu sanat ve kültür merkezi idi. Halkı iyi bir denizci olduğunun kanıtı Osmanlı Devletine Kemal Reis ve Piri Reis gibi iki ünlü bilgin ve amirali yetiştirmiş olmasıdır. Gelibolu 16. Yüzyılda çok önemli bir liman şehri idi. Sefere çıkacak tüm kadırga ve gemiler burada toplanır,kaptanlarini bekler ve buradan sefere çıkarlardı. Mısır Kalyonları bile buradan hareket eder, gemilerin yiyecek ve içecek gereksinmeleri Gelibolu’dan sağlanır ve gemilere yüklenirdi. Osmanlı döneminde Gelibolu Halkı gemicilik,dokumacılık,peksimetçilik, ok ve yaycılık gibi mesleklerde ve ayrıca bağ işleri ile uğraştıklarını görüyoruz.</p>
<p> 17. Yüzyılda Kaptan Pasa eyaleti olan Gelibolu 890.000 akçe yıllık ödeneği, 2804 levent sayısı, 29857 kilometrekare eyalet genişliği, 14 sancak sayisi ile çok önemli bir merkez haline gelmiştir. Bu eyaletin kapsadığı sahanin içinde, Çanakkale,Kocaeli illeri ile Yunanistan’nın Rodos,oniki ada,Korfu, Kafelonya, Siklad adaları ve Agribozadasi gibi yerler birkaçıdır. 17. Yüzyıldaki büyüklüğünü anlamak için bugünkü genişliği ile kıyaslamakta yarar vardır.17. yüzyılda kentin genişliği 29857 km2 olan Gelibolu’nun bugünkü genişliği 803 km dir.nin tüm imkanlar Gelibolu 1825 yıllarında Türkiye’nin 38. Ve dünyanın 199.,1850 yıllarında Türkiye’nin 3l. Ve dünyanın 232. Büyük şehri “idi. Gelibolu 61 mahalleye ayrılmıştı. Müslüman mahallesi 55 adet olup her mahallede bir cami bulunmaktaydı. 6 da Hıristiyan mahallesi bulunmakta ve her mahallede bir adet kilise bulunmaktaydı.</p>
<p>Osmanlı’ların ilk ve en önemli tersanesi 1391 yılında Gelibolu’da kurulmuştur Bu tarihten itibaren Gelibolu Osmanlı’ların deniz üssü ve kaptan Paşalık eyaleti olur. Çanakkale boğazı kontrol altına alınır. Bu tersanenin yapılmasında Saruca Paşanın ve Hamza Bey’in çok emeği geçmiştir. Gelibolu’nun Plaj Kesimi ola Koy bu kişinin adini taşımaktadır.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-133" title="Çarpışan Mermiler" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/gelibolu_2.jpg" alt="" width="325" height="375" /></p>
<p>1.Dünya Savaşını en önemli olayı Çanakkale Savaşları olarak bilinen savaşlardır. Her iki tarafında toplam beş yüz bin ölü, kayıp ve yaralı verdiği ve dar bir alan içinde yapılan bu zorlu ve görkemli savaşta, GELİBOLU adi dünyada yankılar yapan unutulmaz bir isim olmuş tarihin altın sayfalarına yazılmıştır.</p>
<p> İtilaf Devletleri dokuz ay on dört gün teknolojinin tüm imkanlarını ortaya koyarak savaşmalarına rağmen bir türlü basarili olamamışlar ağır bir yenilgi ile bu topraklardan ayrılmışlardır.</p>
<p> Gelibolu savaşları tarihteki ve dünyadaki önemli ve özel yerini korumaktadır.25 Nisan 1915 tarihinde bu topraklarda yaşananlar yüzyılın en çetin,en centilmen savaşı olmasına, birçok acıların yaşanmasına rağmen şimdilerde barisin adi olması bizlere ayrı bir gurur vermektedir. Her sene binlerce Avustralyalı,ingiliz, Yenizellanda’lı binlerce insanın akınına uğrayan bu topraklar evrensel bir ada ulaşmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/gelibolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gökçeada</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/gokceada.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/gokceada.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 19:47:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[gökçeada]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Gökçeada 289,5 km2 yüzölçümüne, 95 km kıyı şeridi uzunluğuna sahiptir. Adanın doğu – batı uzunluğu 29,5 km., kuzey – güney uzunluğu ise 13 km.dir. Gökçeada (Kuzu limanı), Çanakkale’ den izlenen rotaya göre 32 mil, Gelibolu yarımadasındaki Kabatepe limanına 14 mil, Bozcaada’ ya 17 mil, Ege denizinde bulunan Yunan adalarından Limni’ ye 16, Semadirek adasına 14 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-128" title="Gökçeada" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/gokceada.jpg" alt="" width="413" height="330" />Gökçeada 289,5 km2 yüzölçümüne, 95 km kıyı şeridi uzunluğuna sahiptir. Adanın doğu – batı uzunluğu 29,5 km., kuzey – güney uzunluğu ise 13 km.dir.</p>
<p>Gökçeada (Kuzu limanı), Çanakkale’ den izlenen rotaya göre 32 mil, Gelibolu yarımadasındaki Kabatepe limanına 14 mil, Bozcaada’ ya 17 mil, Ege denizinde bulunan Yunan adalarından Limni’ ye 16, Semadirek adasına 14 mil uzaklıktadır.<span id="more-127"></span></p>
<p>“Çorak topraklarda bereket” tanrısı olarak adlandırılan Imbrasos’un bolluk diyarı olarak bilinen İmroz, bugünkü adıyla Gökçeada, Homeros’un İlyada destanında deniz tanrısı Poseidon’un adası olarak geçer.Gökçeada’nın iskan tarihinin ne kadar eskiye gittiğine dair kesin bilgiler bulunmamaktadır. Adanın önceleri müstakil bir idare ile yönetilirken sonradan MÖ.500’lerde Atina şehir devletine, bir asır sonra da Delos birliğine katıldığı ifade edilir. Roma hakimiyeti sonrası Bizans idaresi altına girmiş, Latin istilası sırasında da Latinler’in eline geçmiştir. Bu hakimiyetin sona erişiyle yeniden Bizans topraklarına katılan ada, giderek Venedik ve Cenevizliler’in dikkatini çekmeye başlamıştır. Ege ve Karadeniz’de ticari faaliyetleri artın bu devletler, stratejik önemi bulunan adayı hakimiyetleri altına almaya çalışmışlardır. Ada, 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlığı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. 471 yıl Osmanlı idaresinde kalan Gökçeada’da Türk ve Rum vatandaşlar huzur içerisinde yaşamışlar. Dinlerini, örf, adet ve geleneklerini sınırsız kullanmışlardır.Kanuni Sultan Süleyman döneminde vakıf haline getirilen Gökçeada, Balkan Harbi sırasında İtalyanlar’ın, 1. Dünya Savaşı sırasında İngilizlerin, kısa bir süre de Yunanistan’ın egemenliğine geçmiştir. Lozan Antlaşması neticesinde 22 Eylül 1923’te Türkiye Cumhuriyeti topraklarına fiilen katılmıştır. Bu tarih Gökçeada’nın kurtuluşu olarak kutlanır.</p>
<p>Gökçeada&#8217;da nüfus yapısı geçmiş yıllarda hızlı değişikliğe uğramıştır. Ada&#8217;da çoğunluğa sahip Rum azınlık ekonomik nedenlerle göç etmiş, buna karşılık yurdumuzun çeşitli yörelerinden Ada&#8217;ya göç devam etmektedir.</p>
<p>Ada&#8217;da 1947 yılında Trabzon – Sürmene yöresinden iskan suretiyle getirilip yerleştirilenlerden sonra 1975 yılında kurulan Dereköy bağlısı Şahinkaya Mahallesi&#8217;ne yerleşenler ise Trabzon – Çaykara’ nın Şahinkaya Köyü halkıdır.</p>
<p>1984 yılında ise Yenibademli ve Uğurlu iskan köyleri kurulmuştur. Yenibademli köyüne Isparta İlinden 95 hane ile Karadeniz İllerinden 25 balıkçı ailesi iskan edilmiştir. Uğurlu iskan köyüne Muğla ve Burdur İllerinden 100 hane, 2000 yılında Eşelek Köyüne Çanakkale ili Biga ilçesinden 55 hane ve Dereköy bağlısı Şirinköy’e Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan ailelerden 128 hane, Erzurum ilinden 16, Hatay ilinden 5, Malatya ilinden 1 aile olmak üzere toplam 150 hane 2510 Sayılı İskan Kanununa göre iskan edilmiştir.</p>
<p>Devlet tarafından İlçe&#8217;de önceki yıllarda 775 Sayılı Yasa&#8217;ya göre yaptırılan 203 adet sosyal konut, Toplu Konut İdaresi&#8217;nce yaptırılan 732 konut ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına ait 236 adet lojman bulunmaktadır. Lojman ve konut sorunu yoktur.</p>
<p>İlçede bir Sağlık Ocağı ile 50 yataklı bir hastane mevcuttur.</p>
<p>Turizm konusunda da adaya olan rağbet her geçen gün artmaktadır.</p>
<p>___________________________________________________________________________________</p>
<address style="text-align: center;"><a href="http://www.17canakkale.net/canli-yayin/gokceada-canli-yayin" target="_self"><strong>&#8221; Gökçeada Cumhuriyet Meydanı Canlı Yayın &#8221; İzlemek İçin Tıklayınız.</strong></a></address>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/gokceada.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lapseki</title>
		<link>http://www.17canakkale.net/lapseki.html</link>
		<comments>http://www.17canakkale.net/lapseki.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 19:27:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>17Canakkale.Net</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlçelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[lapseki]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.17canakkale.net/?p=117</guid>
		<description><![CDATA[Antik çağda PİTYAUSA adı ile varlığını sürdürmekte olan Lapseki (Lampsakos) daha sonraları Fransa&#8217;da Marsilya kentini kuran Foça&#8217;lıların ondan sonra da Miletos&#8217;luların eline geçmiştir. Ege Bölgesinde kurulu bulunan şehir devletlerinin buğday, erzak ve şarap ihtiyacı buradan karşılanmıştır. Lapseki, Marmara Denizinin girişinde boğazın kilit noktasında bulunması ve Trakya ile Anadolu&#8217;nun geçit yerinde olmasından dolayı tarihinin her devrinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-118" title="Lapseki" src="http://www.17canakkale.net/wp-content/uploads/2009/12/lapseki_genel.jpg" alt="" width="336" height="269" /></p>
<p>Antik çağda PİTYAUSA adı ile varlığını sürdürmekte olan Lapseki (Lampsakos) daha sonraları Fransa&#8217;da Marsilya kentini kuran Foça&#8217;lıların ondan sonra da Miletos&#8217;luların eline geçmiştir. Ege Bölgesinde kurulu bulunan şehir devletlerinin buğday, erzak ve şarap ihtiyacı buradan karşılanmıştır.</p>
<p>Lapseki, Marmara Denizinin girişinde boğazın kilit noktasında bulunması ve Trakya ile Anadolu&#8217;nun geçit yerinde olmasından dolayı tarihinin her devrinde ya işgale uğramıştır, ya da şehrin düzenini bozan büyük göçlerin tesirinde kalmıştır.<span id="more-117"></span></p>
<p>M.Ö.VI.yüzyılda ekonomik ve kültürel zenginlikleriyle hayli gelişmiş bir durumda olan Lamsakos , müttefiki Pers İmparatoru DARIUS &#8216;a askeri , siyasi ve ekonomik yardımlar yapmaktaydı.Ancak; daha sonra İyon&#8217;lulara uyup Pers&#8217;lere karşı ayaklandığı için yöreye gönderilen Darius&#8217;un damadı Dariusos tarafından Lamsatos ele geçirildi. Her yıl pers İmparatorluğu&#8217;na belli miktarda gümüş ve canlı hayvan tazminatı vermeye mecbur kaldı. Avrupa&#8217;yı Balkanlar yoluyla fethedecek Asyalılar tarihte ilk defa Doğu halkını buradan Avrupaya geçmişlerdir.</p>
<p>M.Ö.334 yılında İskender&#8217;in Granikos suyunda (Biga Çayında) Pers İmparatorluğuna indirdiği büyük darbe ile bu bölgeler tamamen yunan egemenliğine geçmiştir. Roma İmparatorluğunun doğu ve batı diye ayrılması ve İstanbul&#8217;un Doğa Roma İmparatorluğunun başkenti olması ile beraber Lampsakos Bizans egemenliğine girmiştir. Uzun bir süre Bizansların elinde kalan Lapseki 1356&#8242;da Gazi Süleyman Paşa tarafından fethedilerek Osmanlı Devletine bağlanmıştır. Osmanlı Devletinin Kurucusu Osman Bey&#8217;in torunu olan Gazi Süleyman Paşa ilk kez Lapseki&#8217;den Rumeli topraklarına geçerek Avrupa kapılarını Türk&#8217;lere açmıştır. Evliya Çelebi (1611-1682) Seyahatnamesinde Osmanlı Döneminde ki Lapseki&#8217;yi şöyle anlatmaktadır.&#8221; Deniz kenarında olup hakimi vardır. 150 Akçelik kazadır. Halkı rum ve ermenidir.1300 adet bağlı bahçeli, kiremit örtülü yan yana evleri vardır. Çarşısı çok az ise de bağ ve bahçeleri çoktur. Karpuzu, üzüm turşusu,bulaması ve şırası ünlüdür.&#8221;</p>
<p>Çanakkale Savaşları boyunca Lapseki idari ve lojistik bir merkez olmuştur.V. Ordu karagahı ve Ordu Menzil Müfettişliği burada konuşlandırılmış olup, erzak ve cephane depoları ile 300 yataklı hastane savaş boyunca hizmet vermiştir.</p>
<p>Birinci Dünya savaşından sonra işgal edilen ilçe 25 Eylül 1922 &#8216;de Fransız ve İngiliz birliklerinin, Lapseki Halkının birlik ve beraberliği sonucu püskürtmesi ile kurtarılmıştır.İlçede 15.000 şehit yatmaktadır.</p>
<p>İlçenin en önemli geçim kaynağı tarımdır.Yetiştirilen kirazlarıyla ün yapan ilçede her yıl Kiraz Festivali düzenlenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.17canakkale.net/lapseki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
